29 Mayıs 2014 Perşembe

Aslı Enver, Kayıp dizisini anlattı

Aslı Enver, Kanal D’nin yeni sezondaki iddialı dizisi “Kayıp”la seyirci karşısına çıkmak için gün sayıyor. Genç oyuncu, 13 Eylül Cuma günü başlayacak dizide zengin bir işadamının asistanını canlandırıyor. Enver’le yeni rolünü ve dizinin detaylarını konuştuk.

Kayıp”taki Özlem, şimdiye kadar oynadığın karakterler içinde en dişi olanı sanırım. Nasıl hissediyorsun bu karaktere büründüğünde?
- Evet, Özlem oynadığım en dişi, en kadınsı karakter. Görüşmeye ilk gittiğimde çekindim biraz açıkçası. Özlem’i anlamaya ve karakterin alt metnine inmeye çalıştım. Bunu başardığınızda işiniz kolaylaşıyor. Sette kıyafet, makyaj gibi unsurlar da karakteri destekliyor.

Hazırlık sürecinde karakter için özel bir çalışma yaptın mı?
- Kadir Has Üniversitesi Oyunculuk Bölümü Başkanı Çetin Sarıkartal, çekimler başlamadan önce hepimizle tek tek ilgilenerek karakterlerimizi çıkarmamıza yardımcı oldu. Mesela Özlem’in sesi, benim konuşma tonumdan daha farklı olmalıydı. Bunun üzerine çalışmalar yaptık.

Setteki ortamdan da biraz bahseder misin?
- Çekimler başlayalı henüz bir ay oldu. Keyifli bir setimiz var. Yönetmenimiz Zeynep Günay Tan mükemmeli isteyen ve bunun için çalışan bir yönetmen, hiçbir sahnenin altının boş olmasını istemiyor. Biz de ona istediğini vermeye çalışıyoruz. Her şey yolunda yani.

Ekip arkadaşlarınla aran nasıl?
- Dolu-nay’la (Soysert) çok iyi anlaştık. Mete (Ho-rozoğlu), Kaan (Taşaner) ve Kürşat’la (Alnıaçık) da öyle. Onlarla çalışmak çok keyifli benim için.

Dizide diğer karakterlerle yolun nasıl kesişiyor?

- Şirkette asistan olduğumdan ailenin çok yakınındayım, o yüzden yollarımız birbirine çok yakın zaten. Şimdi pek ipucu veremem ama tüm yollar kesiştiğinde ortalığın epey karışacağını söyleyebilirim.

Senaryoyu ilk okuduğunda ne düşündün?

- İlk okuduğumda senaryonun matematiği beni çok etkiledi. Karakterlerin birbirleriyle ilişkileri çok güçlü. Ayrıca polisiye gerilim gibi görünmesine rağmen dizinin içinde aşk ve drama da var. Ritmi yüksek ve sürükleyici bir senaryomuz var. Okuduğumda olaylar gözümün önünde canlanıyor. Bu da çok önemli bir artı bence.

Dizinin sloganı; “Herkesin bir sırrı vardır.” Dizideki karakterlerin sırları nasıl ortaya çıkacak?
- Hayatta hiçbir sır gizli kalmaz. Elbet bir gün bir yerde ortaya çıkar. Bizde de ailenin büyük oğlu Kerem’in kaçırılmasıyla sırlar bir bir ortaya çıkmaya başlıyor ve aile kendi içinde bir hesaplaşmaya giriyor.

Dizinin ilk fragmanı yayınlandıktan sonra çevrenden nasıl tepkiler, yorumlar aldın?
- Çok güzel tepkiler geldi. “Sinema filmi sandık” diyenler bile oldu. Bunlar beni çok mutlu etti tabii. Olumsuz bir şey duymadım henüz.

Gelelim set dışındaki yaşamına... Birkan Sokullu’yla evleneli bir yıl oldu. Evlendikten sonra hayatında neler değişti?

- Değişen çok fazla bir şey yok aslında. Aynı mesleği yaptığımız için aynı yorgunluklarımız var. Birbirimize destek oluyoruz.

Yoğun iş temposundan nasıl etkileniyorsunuz?
- Bazen ben eve geliyorum o sete gidiyor, o eve geldiğinde de ben sete gidiyorum. Bir süre görüşemiyoruz, dolayısıyla birbirimizi özlüyoruz.

İşleriniz olmadığında vaktinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Biz çift olarak gezmeyi çok seviyoruz. İki gün boşluğumuz olduğunda hemen “Nereye gitsek?” diyoruz. Gece 03.00’te karar veriyoruz mesela, bir bakmışız sabah 06.00’da uçaktayız!

Bu sene uzun bir yurtdışı tatili yaptınız. Nerelere gittiniz?
- Önce İtalya’ya, sonra Meksika’ya gittik. Türkiye’de mevsim kışken, Meksika’da yazdı, o yüzden keyifliydi. Sonrasında Londra’ya gittik, üç ay kaldık. Orada oyunculuk üzerine workshop’lara katıldım.

Yurtdışında workshop’lara katıldığını söyledin. Nasıl, faydalı oldu mu o eğitimler?

İşime yarayan bir sürü şey doldurdum ceplerime, evet ama Türkiye’de bulamayacağız bir şey yok aslında orada. Burada da çok iyi yerler var. Biraz meraklıysanız, araştırıp buluyorsunuz.

Londra’da İngilizce eğitim veriyorlar, burada Türkçe. Bir artısı o oldu. Benim anadilim İngilizce ama yıllardır konuşmuyorum. Oraya gittiğimde şakır şakır konuşurum sanıyordum. İlk hafta çok zorlandım. Bir haftadan sonra açıldım. İngilizce oynamak nasıl bir şey, bunu deneyimlemiş oldum.

Şu anda yurtdışından oyunculuk teklifi gelse, sıcak bakar mısın?

- Tabii güzel bir durum bu ama ben kendimi bölmeyi çok sevmiyorum. Üniversite okurken de çalıştığım için bölünmenin ne kadar zor ve yorucu olduğunu biliyorum. Yaptığınız şeyi tam olarak idrak edemiyorsunuz öyle olunca. Artık tek tek ve sakin bir şekilde gitmeyi tercih ediyorum.

Kaynak: Aksam Gazetesi 

21 Mayıs 2014 Çarşamba

‘Evliliğin Keyfini Çıkarıyorum’

“Kavak Yelleri” ve “Suskunlar”ın masum kızı, “Kayıp”ta zekası ve dişiliğiyle ön plana çıkan bir kadına dönüşüyor. Aslı Enver, yeni projesini ve Birkan Sokullu’yla mutlu evliliğini anlattı

“Kayıp”ta canlandırdığınız Özlem nasıl biri?

Özlem çevremizde gördüğümüz kadınlardan çok da farklı değil. Derinlikleri olan ve kendi içinde hesaplaşmaları olan bir kadın. Tek başına ve güçlü. İstediklerine ulaşmak için birçok şeyi göze alabilecek ve bundan pişman da olmayacak bir karakter. Kendi içinde devinimleri var. Varlıklı bir ailenin kızı değil ancak çok başarılı. Kemal Bey’in asistanı ve aynı zamanda Kemal Bey’in eşi Leyla’nın en yakın arkadaşı.

Daha önce bu kadar seksapele sahip bir kadını oynamış mıydınız?

Hayır. Daha önce oynadığım roller genellikle daha masum kadınlardı. Özlem ise zekası ve dişiliğiyle ön plana çıkan bir kadın. Çabaları yetersiz kaldığında kadınlığını kullanan ve bundan rahatsız olmayan bir karakter.

İzleyici sizi farklı bir kadın profiliyle sevdi. Bu karaktere kolay ısınabilirler mi sizce?

Farklı bir karakteri canlandırıyor olmak oyunculuğun keyifli yanı. “Kavak Yelleri” ve “Suskunlar”da canlandırdığım karakterlerden sonra Özlem çok farklı geldi. İlk önce biraz çekindim ancak karakterin alt metnine inince, onu anlamaya çalıştım. Yönetmenimiz ve setteki destek unsurlarla da karakteri oluşturmam daha kolaylaştı.

Dizideki kıyafet, saç, makyaj günlük hayattaki stilinizi etkiler mi?

Pek etkilediğini söylemem. En azından büyük bir etkisi yok. Zaten benim eskiden beri gelen ve kendime yakıştırdığım bir tarzım var. Sade ve spor giyinmekten hoşlanıyorum. Bazen sette benim gündelik hayatımda kullandığım parçaları da kullanıyoruz. Bazen de tam tersi sette kullandığımız bir parça benim çok hoşuma gidiyor. Böyle ufak tefek etkileşimler oluyor tabii ki.

“Ciddi bir ön hazırlık yaptım” Yeni projeyi beklerken neler yaptınız? Yaz nasıl geçti sizin için?

“Kavak Yelleri”nin hemen ardından “Suskunlar” başlamıştı ve neredeyse hiç dinlenme fırsatı bulamamıştım. Bu yüzden “Suskunlar” ocak ayında bittikten sonra önce Milano’ya oradan Meksika’ya geçtik. Meksika’da yaz tatili yaptık. İstanbul’a döndükten sonra yaz için büyük planlarımız yoktu. Ufak tefek kaçamaklar oldu ama genel olarak İstanbul’daydım. Zaten “Kayıp” için ciddi bir hazırlık yapmam gerekiyordu.

Nasıl bir hazırlık yaptınız?

Özlem’in sesi benim konuşma tonumdan daha farklı olması gerektiğini düşündüğümüz için ön hazırlıkta daha yoğun olarak ses üzerine çalıştık. Karakterlerimizi çıkartma aşamasında Kadir Has Üniversitesi ’nin Oyunculuk Bölümü Başkanı Çetin Sarıkartal hepimizle tek tek ilgilendi.

Set ortamından bahseder misiniz biraz?

Yoğun çalışıyoruz ama keyifli çalıştığımız bir setimiz var. Başlayalı daha bir ay oldu ama daha uzun süredir birlikte çalışıyor gibiyiz.

“Çocuk için erken”

Evlilik nasıl gidiyor bu arada? Mutlu bir çift misiniz?

Gayet iyi gidiyor. Ortak zevkleri olan bir çiftiz. Birlikte güzel vakit geçiriyoruz. Aynı şeyleri yapmaktan keyif alıyoruz. Birkan da ben de yoğun çalıştığımız için birbirimize vakit ayırmaya çalışıyoruz. Şimdilik her şey yolunda gidiyor.

Çocuk düşünüyor musunuz?

Daha bir yıllık evliyiz. Henüz evliliğimizin keyfini çıkarıyoruz. Çocuk için erken bence. Zamanı geldiğinde düşünürüz.

Birkan Sokullu ile aynı projede yer almak ister misiniz? Birlikte çalışmak nasıl olur?

Bir dizi projesinde düşünmeyiz açıkçası ama bir sinema filminde ya da daha kısa süreli bir işte birlikte oynamak değişik bir tecrübe olabilir.

“ENERJiMiN DAĞILMASINI SEVMiYORUM”

Dizi dışında projeniz var mı?

Yakın zamanda Çağan Irmak’ın “Tamam mıyız?” filminde rol aldım. Şimdi de gündemimde “Kayıp” var. Birçok işi aynı anda yapmayı sevmiyorum. Tam olarak enerjimi bir işe vermek ve onu hakkıyla yapmak istiyorum. O yüzden şimdilik başka bir şey yok.

SENEM AYDIN / senem.aydin@milliyet.com.tr